Sigara içip geleyim - Asker anilari





Isparta eğridir de acemi birliğine giriyoruz. Topladılar bizi kapıya. Yaklaşık 10-15 dakika var teslim olmamıza. Komutan yaklaştı yanımıza doğru.
+ Olum girsenize daha neyi bekliyorsunuz.
-Komutanım bir sigara içip geleydim.
+ Gir lan şu içeriye teskereyi alırken 10 dakika erken çıkarsın.
                                                                                     Tarık U.



Görevimiz Tehlike - Asker Anilari




Doğu askeri her an tehlikeyle dip dibedir dolayısıyla pek sıkılacak zamanı olmaz, her zaman tetiktedir. Ama biz batı askerleri kendi maceramızı kendimiz yaratmak zorunda kalırız. Kendi aramızda güvenilir yaklaşık 15 kişilik bir tim oluşturup giyim deposunu soymaya karar verdik, ama bunu nasıl yapacaktık ? Kapıda nöbetçi var ve tek giriş yolu deponun yan tarafındaki ufacık cam. Plan aynen şu şekilde olacaktı;

-Ani müdahale mangası şoföründe ve yine o ekipten birinde cep telefonu bulunacaktı.
-depoya dalacak ekipten bir kişide de cep telefonu olacak ve işlem bitince şoföre mesaj atacaktı.
-Ani müdahale mangası nöbetçilerin üstünü arama ve üstünde sigara vs. bulunursa tutanak tutma yetkisine sahipti. Bu yüzden ani müdahale mangası çavuşu nöbetçiyi oyalayacaktı. (şansımıza üstünden sigara çıkarsa tabi)
-Çavuş nöbetçiyi oyalarken 3 kişi depoya girecek 3 kişi dışarda bekleyecek.
-İçerdeki ekip çorap, atlet, don, sıfıt kafulaj'ları alıp yine içerde bulunan valizlere doldurulacak.
-dolan her valiz camdan dışarı atılacak hemen deponun arkasından dolanarak deponun yan tarafındaki su deposunun altına koyulacaktı.
-işlem tamamlanınca şoföre mesaj atılacak ve araç gelip bizi alacak ve son sürat kaçacaktık. (Ani müdahale mangası aracının tugay içersinde hız limiti yoktur bu yüzden a.m.m ile anlaştık bu iş için.)

Plan güzeldi ama uygulamada bu kadar güzel olacak  mıydı ? Ölmek var dönmek yok deyiminden yola çıkarak planı uygulamak için uygun zaman olan geceyi seçtik ve yarımız uyudu yarımız saatin gelmesini bekledi. Vakit geldi, saat gecenin 2'si. Herkesi uyandırdık ve planı tekrar gözden geçirip harekete geçtik. Acemi birliğinde aldığımız komando eğitimini kullanma zamanı gelmişti. 6 kişi deponun arka tarafına sızıp beklemeye başladık. A.m.m çavuşu görünür görünmez uygulamaya geçtik hemen 3 kişi deponun yan tarafından içeri daldı ben ve diğer 2 kişi dışarda beklemeye başladık. Aynen planladığımız gibi Valizler teker teker gelmeye başladı kısa bi süre sonra. gelen her valizi koyduk ve aracın çağırdık. A.m.m aracı son sürat girdi deponun yan tarafına hemen valizleri araca yükleyip olay yerinden yürüyerek uzaklaştık, çünkü araçta a.m.m'nin kendi personelleri vardı onlar işin makyajı kısmıydı. Valizler bölüğün arka tarafında bulunan yeraltı deposuna atıldı ve ertesi gün paylaşım yapıldı. Nöbetçinin üzerinden sigara çıkmış fakat çavuş oturup nöbetçiyle beraber sigara içip muhabbete girmiş, planda olmayan bir hareketti ama işe yaramıştı. Kişi başına yaklaşık 20'şer çift çorap ve 10'ar çift don, atlet ve 1'er çift tam takım kamuflaj düşmüştü. Ama asıl önemli olan yaşadığımız maceraydı ve bu anım benim sadece askerlik değil, hayatım boyunca yaşadığım en çılgın anımdır.


Kemal Sunal Borazan Çalma Komik Sahne

Kemal Sunal Komik Savaş Sahnesi
-Ne çalayım?
-Oynak bi şey çal....


Reklamlar


-->

"Hastasıyız dede" Asker Anisi




Bizim kışlada sinema salonu vardı. Her akşam farklı bir film yayınlanırdı. O akşam "Hastasıyız dedeee!" repliği ile çoğunuzun bildiği "Çakallarla dans" filmi vardı. Neyse film başladı katıla katıla gülüyoruz ne zaman köfte necmi rolündeki oyuncu "hastasıyız dedeee" dese, 2 koltuk önümdeki çocuk aynı şekilde bağıra bağıra aynı şeyi söylüyor. 1 değil 2 değil 3.de kalktım ayağa "kapatsana lan çeneni seni mi dinlicez filmi mi" diye çıkışınca çocuğun bütün bölüğü ayağa kalktı, bizim bölükte emniyet muhafız bölüğü öyle boş adamlar yoktur yani hepsimiz iri yarı yapılı adamlarız. Bizim bölükte ayağa kalkınca sinemada tansiyon gerildi herkes ayağa kalktı 300 - 400 asker kimisi ayırmaya, kimisi fırsat bu fırsat gelene geçene vurmak için boğuşuyor ama benim gözlerim o "hastasıyız dede" deyip duran çocuğun arıyor ama tabi o kargaşada ulaşamadım ve salona nöbetçi astsubayın girmesiyle kavga son buldu. Konuyu aynen anlattık sonra hepimizi kovdu sinemadan o gece herkesin film keyfinin içine ettik burdan hepsinden teker teker özür diliyorum :)


Gülay Asker Yolu Beklerim Türküsü

Sen Git Yarim Talime Türküsü Dinle


Reklamlar


-->

İbo Show Eledim Eledim Türküsü

İbrahim Tatlıses Eledim Eledim


Reklamlar


-->

Devrim Kaya Kişlalar Doldu Bugün Dinle

Kışlalar Doldu Bugün Türküsü


Reklamlar



-->

Zara Kişlalar Doldu Bugün Türküsü Dinle

Kışlalar Doldu Bugün


Reklamlar


-->

Beyaz Show'da Şehitlerimize Ağit Türküsü

Şehit Ağıdı Dinle


Reklamlar


-->

Bayrak Şiiri Arif Nihat Asya Sesinden

Bayrak Şiiri Canlı Dinle


Reklamlar


-->

Bayrak Şiiri Sakarya Firat Filminden

Muhteşem Bayrak Şiiri - Sakarya Fırat


Reklamlar


-->

Sakarya-Firat Muharrem Şehit Şiiri

Askerin Feryadı Şiiri Muharrem Dinle


Reklamlar


-->

Sakarya Firat Operasyon Marşi

Sakarya Fırat Komando Marşı


Reklamlar


-->

Engin Nurşani Verin Benim Sevdiğimi Dinle

Verin Benim Sevdiğimi Türküsü Dinle


Reklamlar



-->

Ağzında sakız mı var senin?



Nizamiyede görevliydim, gelen araçların, tugaya girişinin uygun olup olmadığını denetliyor, giriş yapan, çıkış yapan herkesin her rütbelinin kaydını tutuyorduk. Kimi zaman hareketli zamanlarımız olsa da genel olarak sıkıcı bir görevimiz vardı. Öğle yemeğinden çıkmıştık ve dişlerimi fırçalama fırsatım olmadı bende pratik yol olan sakıza başvurdum ve görev başında çiğnmeye başladım. Aradan 15 dakika geçti kapıya bir araç geldi içimden dedim ki "işte fırsat bu fırsat !" Özetle şöyle anlatiyim; Biz kapıcılar, bize kötü davranan ve gıcık olduğumuz komutanları kapıda bekleterek, aramalarda zorluk çıkartarak intikamımızı alma fırsatına sahip kişilerdik. Anlayacağınız gibi kapıya gelen bir rütbeli aracıydı hemde en gıcık olduğum komutanlardan bir tanesi ve nöbet arkadaşım tam araca giderken durdurdum ve ben gittim aramaya. Aynayı aldım aracın altını yavaaaaş yavaaaş arıyorum haliyle sinirinden çatlıyor ama hiç bir şey söyleyemiyor çünkü benim görevim bu, ve ben nizamiyeci olarak tugay komutanını temsil ettiğim için bana gelecek tek kötü bir söz tugay komutanına gelecek bir söz anlamına geliyor. Bunu da bildikleri için işkenceme katlanmak zorunda kalıyorlardı. Araç altı aramayı bitirdikten sonra bagaj aramasına geçtim ve araçtan rütbeli inip üzerime yürüyerek "ne var lan senin ağzında" dedi, o an başımdan aşağı kaynar sular döküldü, nasıl böyle bir hata yapabilirdim, intikam alırken koz verdim resmen fakat komutana olan gıcıklığı daha ağır bastığı için gayet laubali bi şekilde "sakııııız" dedim. Ben bu cevabı verince komutan beni mahkemeye vereceğini söyleyerek aracına bindi tugaya giriş yaptı. Ne yapacağımı kara kara düşünürken arkadaşlarda üstüme gelmeye başladılar, "sen bittik olum bence git özür dile" falan diyorlardı ama kinim daha ağır basıyordu, özür dilemeden bu işin içinden çıkmanın bi yolunu bulmalıydım çünkü mahkemede tek bir maddeden yargılanmayacaktım. Nöbette sakız çiğnemek, üste saygısızlık, görevi kötüye kullanma gibi bir sürü maddeden başım yanacaktı. Tugay komutanı yardımcısıyla aram iyiydi, köpeğini eğitiyordum aynı zamanda tek çözümü onun makamına çıkmakta buldum. Kısım komutanımızdan izin alarak albayın makamına çıktım. Durumu aynen anlattım ve bana dedi ki "haksızsın.." güldüm ve dedim ki "komutanım haksız olduğumu biliyorum bunun için geldim yanınıza, bana yardımcı olun şurda kaç ayım  kaldı zaten yakmasınlar askerliğimi" dedim ve "tamam len kereta zırlama" dedi ve disiplin subaylığını arayarak olayın üstünü kapattı ve bu olaydan sonra sizinde tahmin edebileceğiniz gibi askerliğimin sonuna kadar bir daha ağzıma sakız koymadım ama intikam almaya devam ettim çünkü biz tugayın tek intikam melekleriydik :)



Ailemin yanına giderken - Asker Anisi



Şafağım 200 civarıydı, artık iyice sinir stres birikti ve izin kullanmanın tam zamanı olduğunu düşündüm ve bölük komutanımızdan 15 günlük kanuni izine çıkmak iste tekmil verdim. 2 Gün sonra zimmeti'mi teslim ettim ve sivil kıyafetlerimi giydim. Saat 08:00 İçim kıpır kıpır, 15 günlüğüne de olsa ailemin yanına gidiyorum ötesi var mı bu saatten sonra kimse moralimi bozamazdı. Benimle beraber aynı bölükten 3 asker daha daha izine çıkıyordu. Hepimiz hazırız bölük astsubayımızın imza atmasını bekliyoruz. Bölüğün önünde beklerken hızlı hızlı çıktı dışarı hadi gidiyoruz atlayın dedi askeri jipi gösterek, vay be dedik" ne baba adam nizamiyeye kadar bırakacak bizi." diye düşünüyorduk ama araç başka yöne saptı. Belli ki biyere uğrayıp öyle inecez nizamiyeye. Bölük deposuna gelmiştik, astsubay araçtan inip "inin çocuklar geçin içeri" dedi ve rafları göstererek düzenlenecek yerleri emretti. Biz şaşkınlıkla birbirimize bakıyoruz, aramızdan bitanesi saat 9'a bilet almış ona yetişmesi lazım bunu ilettik ama "yetişirsin, yetişirsin" diyerek geçiştirdi. Neyse el mahkum depoyu düzenlemeye başladık. izine çıkacak olmanın sevinciyle hızlı hızlı yarım saatte depoyu düzenledik ve tekmil verdik. Tamam atlayın arabaya dedi ve yola koyulduk derken bu sefer başka bi yere saptı. Hurdalığa geldik bu sefer. Alın şunu dedi büyük bi MDF'yi gösterek. İçimizden söve söve onuda alıp attık arabaya sonra ordan marangozhaneye geçtik. Mdf'nin kesilmesini beklerken marangozhanenin hemen yan tarafında başka bir depo vardı ve ordan çıkan bi astsubay bizim astsubayına yanına gelip "bana şu canavarları versene işim var" diyerek aldı bizi dışarda olan uzun ve paslı demirleri depoya taşımamızı emretti, eyvallah dedik taşımaya başladık artık sinirlerimiz iyice gerildi saat 9'u geçti ve diğer arkadaşta otobüsünü kaçırmıştı. Demirleri taşırken üstümüz başımız hep pas oldu ve lekeleri çıkartamadık. Yaz mevsimi olsa t-shirt değiştirme imkanımız olurdu ama montlarımız hep pas oldu ve asker adamız, başka montumuzda yok yanımızda. Ordaki işimiz bitince gönderdi bizi ve üzerimizdeki pasla ailelerimizin yanına gittik suratlar 5 karış. Bir daha geri dönmemeyi düşünüyordum ama ailemin ısrarıyla tekrar teslim oldum ve şimdi o günleri nefretle anıyorum.



Blogger tarafından desteklenmektedir.